13 Ekim 2015 Terazi Burcu Yeni AY Etkileri; Rot Balans

7.241 views

13 Ekim 2015 tarihinde, TSİ.03.05’de, “Denge-Ayar-Uyum-Huzur-Evlilik-İlişkiler-Ortaklıklar-Toplumla olan münasebet, Sosyal Yaşam,  Rekabetler, Hukuksal Konular, İş birliği içinde, ortak bir amaç için bir araya gelen kişiler, Sözleşmeler, Politika, Diplomatik yeteneklerimiz, Dünyevi güzellik algımız,”gibi temalar üzerinde etkin olan Terazi Burcunun 19°sinde, Güneş ve Ay birbiriyle kavuşum yapacak, Yeni Bir Ay doğacak Gökyüzünde.

Her Yeni Ay adı gibi, hangi etiketlere sahip ise etkileri, o alanlarda şuurlarımızda kitlesel bir etkileşimle, haberli habersiz aynı konular etrafında döndürüyor bizi, yeniliğe bir vesile, bir bahane. Ay’ın 28 günlük periyodunda, diğer yeni ay fazına kadar attığımız adımlar, yaptığımız seçimler, verdiğimiz tepkilere göre adına hayat denilen hepimizin hikâyesi ayrı ayrı olan, o sayfalar doluyor, başka bir sayfaya geçiş yapılıyor. Sahi öyle olmuyor mu? Geçen sene 13 Ekim’i hatırlıyor musun desem, hangimiz hatırlar acaba, o günlerde nelerle uğraşıyordun, ne idi hüznün, var mıydı ilaç niyetine bi gr. sevincin, ne idi o zamanlardaki telaşın, kalbini çarptıran var mıydı, ya da kırıp döken biri? Neler olmuştu o günlerde, şimdi o günlerden gidenler/kalanlar, bitenler/devam edenler var mı? Ne idi niyetlerin, dileklerin, ne idi o vakitler acziyetin ettiğin duaların, sahi hatırlıyor musun?

İşte öyle, her geçen gün ömürden bir sermaye, tükete tükete, bu da geçer ya hu ile geçip gidiyor,  hikâyemizin sayfa sayısı kabarıyor, ne yazık çok azımız bakıp geriye, kıyaslayıp bugünle, şükredebiliyor gelen güne ve “Bu da Geçer Ya Hû”nun manasınca idrakine, teslimiyetine varabiliyor.

Evet, Başlığımız “Rot Balans” sanırım tek başına bile buraya yazacağım onlarca kelimeye gerek kalmadan, durumun/durumumuzun izahı olsa gerek diye düşünmekteyim.

Balans, sözlük manasınca denge,  dengelenmesi gereken her şeye yapılan müdahale. Hayatımızda kader ve kaza hükmünde, seçimlerimizin kaderimizi oluşturduğunu bilerek, yaptığımız seçimlerin sonucuna göre oluşmuş bir dengesizlik var ise, buna müdahale etme gereğidir, Yani kaderin kazaya uğraması. Bu Yeni Ay, en çok denge üzerinde düşüneceğiz sanırım, aşırılıklar, taşkınlıklar, kaş yapayım derken çıkardığımız gözler ya da bizzat bunlara maruz kalmış isek, nerede ayar kaçtı, denge şaştı, bunu daha iyi idrak edeceğizdir sanırım. Uzlaşı, arabuluculuk, orta yol, evet her sorunun bir orta yolu vardır, yeter ki huzur olsun aradığımız cevap, bunun için daha uzlaşıcı, çözüme odaklı, diplomasi dilini kullanarak, nezaketli zarif bir şekilde tavırla, iletişim yolu ile, kara bulutların üzerimizden kalkmasına bahane olabilir. Bak halimize, ölen niye öldü bilen yok, öldürenin niye öldürdüğünü bildiği yok, her an bir olayın içinde bulabiliriz kendimizi, Ölüm gerçeği hiç uzak değilmiş meğerse, Terazi Yeni Ay’ı eğer istersen, sen de istersen içindeki kırgınlıklarına bir barış yolu açabilir.

Kırgın olduğumuz, uzunca süredir görüşmediğimiz, sosyal yaşam içinde pek çok paylaşımda bulunduğumuz kişilerle görüşebiliriz, ya da biz kırmışızdır hak-adalet-vicdan terazisi, bir özür, helallik, yeniden kazanma yolunu seçebiliriz.

Transit Utarid Terazi burcunda, K.A.D.ile kavuşumda, Utarid Terazi’de dengeli ve rasyonel bir zihin etkisi getirir, Retro dönemi bittiğine göre, devam eden bugüne taşınan sorunlar adına( gölgedeyken eski sorunlar daha iyi çözümlenir), ince, tatlı bir dil ile, şuurlar şuanda huzura hasretken, sorunları çözmede iletişimin kolaylaşacağını bize gösterebilir sanırım. Koç burcunda seyreden Vesta ile ayna görünümü, Vesta/Koç enerjisinin yıkmak yakmaktan çok yapmak adına şuurlarımıza saldığı, ocağı söndürmek yerine bacanın tütmesine önem veren etkisiyle, yapıcı bir lisan ile her türden ilişkiler için sorunları çözmek, sona gelindi ise, asilce tamamlamak, bir restorasyon gerekiyorsa ilişkide, karşılıklı gönlü bir fedakarlıkla masaya oturmak, evet denemeye değer sanırım.

Bu Yeni ay için en önemli görünüm, Koç’ta seyreden Uranüs ile Yeni Ay’ın oluşturduğu ayna görünüm olmalı. Başrol oyunculuğunu bu üç gök sakini paylaşmış durumda. Uranüs’ün ne tür etkiler oluşturmaya bahane olduğunu artık yaşayıp, şahit olup, deneyimleyip anladık sanırım. Satürn ötesi dediğimiz, toplumsal daha kitlesel olaylara bahane olan Uranüs, ülkemizin 10.evinde yer alan natal Şiron ile kavuşumunda kitlesel ani, elektrikli, gergin üzücü etki ile istatistik olarak geçti datamıza. Tarihimize bir yara daha eklendi. (Meraklısı için; Şiron İstatistikleri diye bir makalem olacaktı, meraklısı bulup okuyabilir, yine Türkiye-Uranüs-Şiron üzerine pek çok paragraflar hazırlamıştım, nette sanırım bulmak mümkün, 2008-2013 arası çeşitli mecralarda yayınlanmış yazılar içinde olması lazım.)

Bireysel olarak Uranüs/Yeni Ay karşıtlığı, parlak düşünceler, aniden gelen dürtülerle harekete geçmek için bizi itekleyebilir. Terazi atalet yani tembel bir burçtur, birilerinin iteklemesine ihtiyaç duyar, yıldızını paylaştığı Boğa gibi konforu, rahatı çok önemli olabilir, birilerinin desteği hayatında her zaman önemli bir rol kaplar, Koç ise, harekete geçmek için ne neden arar, ne de bir itekleyecek kuvve, o aklına eseni büyük bir coşkuyla, sabırsızlıkla, ince hesaplara girmeden çocuksu bir heyecan ile yapar geçer, daha sonra başarısız da olsa, başka sorunlar çıksa da, yaşam enerjisi ve işlek zekasıyla öyle çok yapacak işi vardır ki, unutur ve başka bir hedefe odaklanır, şimdi buna paralel düşünürsek, bu görünüm seçimi bizlere ait, tembellik yüzünden ertelediğimiz pek çok şey için adım zamanı olabilir. Uranüs dokunduğu yeri aydınlatır, düşünce mekanizmamızın Utarid’den sonra gelen üst halidir, yok tembellik değil başka nüanslar var ise işin içinde sanırım akışa bırakmak daha iyi olacaktır. İstenmeyen sonuçlar doğabilir yeni başlangıçlarda ve bunu senin kaldıracak gücün olmayabilir.  Diğer yandan bu görünüm,  Terazinin ilişki-evlilik burcu olması hasebiyle, ani ilişkileri başlatabilir, biri ile ortaklık içine giren bir iş başlangıcına imza atılabilir, temeli zemini etüd etmene,  bahaneleriyle imkan getirebilir.  

Aslında şunu öğrendim hayattan,  şer diye bir şeyin olmadığını, zarar diye de, bakış açısına bağlı biraz da, yenilebiliriz, düşebiliriz, hata yapabiliriz, yanılabiliriz, olumsuz olan her iş, kaderin kazası gibi hep hayrımıza sonuçlanıyor. Buna şahidim. Yenildin mi? “başla kaldığın yerden, bu defa daha sıkı yenil” diye bir söz dolaşıyor hani sosyal medyada, kısmen katılıyorum, yenildiğini orada bırak, başka deneyimlere koş, yenileneceksen aynı şeyle yenilme yazık o akıla. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Global ise; herc-ü merc.  Ne yazayım Mahmud’u mu yazayım, Şakir’i mi?  Bitti bu kadar…

Velhasılı kelâm; Sözün Özü, Doğum anımızdaki fotoğrafın ne tarafında doğuyor ise Yeni Ay, orada çok güçlü bir Uranüsyen değişim başlamış olabilir, önünde 28 günlük bir zaman uzanmaktadır, ayakkabını iyi seç, seçimin kalbine sinsin, kimseye de danışma kalbine danıştın ise gerek yok başkasının ayakkabısına, ne ise hayatında oluşan yeni düşünce, olay, kişiler, gelenler vs. hikayeni kaldığın sayfadan doldurmaya başla, bireysel bazda daha çok gönül dünyasına, sosyal yaşama, kalabalıklara karışmaya, görünür olmaya, dikkat çekmeye odaklı bir Yeni ay, 1.4.7.10.evleri Terazi 19 ° ile başlayan, bu dereceye maksimum 2 0rb ile yakın temas eden kişisel yıldızlara/gezegen sahip olanlar, yeni deneyimlerle istatistik olacaklardır etiketlediğim konularda. Her defasında bunu unutmadan… Sanırım, belki, olabilir… Hüküm Allah’ındır, benimkisi bahaneleri yazmak. Sonrada şahidi olmak…

Hicri Yeni Yılımız, hayatımızın da, ölümün de hayırlı olanıyla gelmiş olsun. Mübarek Ol’sun. Muharrem Ayı haram ayların ilkidir, İmtihan ayı derdi büyüklerim bu ay için, ne idi motto “Bu da Geçer Ya Hû” zaten geçirmiş, göçürmüş, aşmışa neylesin imtihan, ancak Hakkın kuluna kendisini hatırlatma NİMETİ, LÜTFÛ olur… Hem yanındayım korkma aşarız, sen üzülme “BEN VARIM”. Şimdi sen panik olacaksın, tamam tamam artık sözlük manasınca Güzelleşme zamanı, diğer Güzellik ölçütümüz geçti, gitti-bitti…. Öperim ruhundan…(sahibine şifreli)

Yorum Yapın