12 Ocak 2017 Yengeç Dolunay Etkileri; Kökler ve Dallar

2.234 views

“Yoksa şu yaprakta Yavuz

Yoksa şu sayfada Oğuz

Biz de yoğuz, biz de yoğuz!

Siz gelin imdadımıza,

Elimizden siz tutunuz;

Mevlânâ, Yesevî, Yunus!

Sizlere «Üçler, Yediler»,

Bizlere «Kırklar» dediler..

Daha çoğuz, daha çoğuz!

Bir ateştir, yanar, tüter:

Bu ordunun adı ister

«Ümmet» olsun, ister «Ulus»!”

12 Ocak 2017 Tarihinde TSİ. 13.33’de Oğlak/Yengeç aksında, Yengeç Burcu 22°’de Güneş ve Ay’ın çarpışan aynasından, gökte bir Dolunay gerçekleşecektir. Ay ve Kurt sembolizmi Türklere işaret eder. Her milletin bir sembolü vardır, eski alimler, rüya ve diğer trans ilminde coğrafyaların kaderini, gidişatını, gördükleri hayvan ve yıldız-gezegenlerle yorumlarlarmıştı. Kurt, Ay, Dolunay ve yükseleni Yengeç olan Türkiye. Kartal olma yolunda pençeleri, tüyleri hasar gören, tırmanırken zirveye bedeller ödeyen ve ödemeye hazır olan Türkiye ve sonunda ulaşılacak olan o müjdelenmiş zafer. Her şey olması gerektiği gibi olmakta, insan düşmanını bilmediği zaman kendini tehlikede hisseder ve korkar. Düşmanının kim olduğunu, korktuğu şeyin ne olduğu gördüğü vakit, korku ortadan kalkar, strateji başlar, tedbirler alınmaya başlar ve mücadele için silahlar kuşanılır ve harekete geçer. Ya alt eder ya da yenilir. Korkma!

Neyin ne olduğu gayet aşikâr, korkuya gerek yok, tek yapılması gereken akıllı olmak, sahip çıkmak, faydan yoksa da zarar vermemeye çalışmak. Bizler Köklü bir milletiz, kökünü inkar eden, kökü çürümüş, kökünden kopmuşlar kimler bunlar biliyoruz, görüyoruz artık. Bizim tutunduğumuz ve üzerinde yeşerdiğimiz kökümüz, değil bu ülkeyi, atalarımızın yarım bıraktığı tüm cihanı huzur ve barış içinde, refah içinde yönetmeye yeter.

Anadolu’yu yurt edinmiş Atalarımız, asırlardır bu topraklar üzerinde kök salmış, dallanmış, budaklanmış bizler, o ilk yola çıkışta, konfor derdinde olsa idi, garantici olsa idi, mücadele ruhu olmasa idi, korkusuz olmalar idi şimdi bu kutsal, bereketli topraklar üzerinde olmazdık. Kurtuluş Savaşı mücadelesinde, ninelerimiz, dedelerimiz banane deseydi, konforum deseydi, korksaydı şimdi bu ülke olmaz idi.

Korkanlar konforundan korkuyor, korku üretenler köklerinden bihaber, dikkat çekme amacında, zaten yangın çıkmış, ateş içinde ve dumanı arşa çıkmış, ateşi görüp korkuyu dillendirmekten başka bir şey yapmıyorlar. Korkuyu dillendirenler daha ateş yokken yazsa uyandırsa hazırlasa idi ya bizleri. Korkmayın!

Bedelsiz ne kazandık, bedelsiz kazandığın hangi edinilmiş uzun soluklu, huzurlu, ağız tadıyla oldu, bir sevdik gitmeden başka bir sevdik gelmez, canı canana kurban eylemeden, vatan sevgisinden bahsedilmez.

Korkma! Biz köklü bir ağacın, kökünde bir, ayrılmış dallarıyız, beslendiğimiz kök bir, Kurt’uz, Türk’üz, Ay’ız, Yıldız’ız. Akyıldız’dan geldi atalarımız ve yeryüzüne akıttığımız kanlarımızın Kırmızısıyız. (ve bu topraklarda doğan, doyan, hizmet eden, başka milletten olsa da Türkiyeli olma bilincinde olanlarla, bir ağacın gölgesinde Bir’iz biz). Her şey olması gerektiği gibi olmakta, dost kim düşman kim aşikâr, hani nasıl ki bizler 2006 senesinden bu yana beraber yazılarımızla burada, kanayıp, yaralanıp, delik deşik olup, ince eleklerden geçip, kendimizle yüzleşip, derin karanlık sulara girip çıkıp, 10 sene sonunda arındık ise, dost-düşman kim bildik ise, bir bilgeliğe, olgunluğa eriştik ise, işte ülkeler de aynen böyle. Şimdi rahat nefes al, yapman gerekenler belli, birbirimize sahip çıkıp, ülkeden gitmek istiyorum naralarını bırakıp, ona buna laf sokuşturup, sözde muhalefet aslında hainlik düşmanlık ettiğimiz eylem ve söylemlerimize son verelim. Halk olarak bizler bu beklenen zamanın üstesinden gelecek kudrete sahibiz. Yalınayak, baş açık, aç bilaç olabiliriz ama vatansız, bayraksız olamayız bizler. 16 büyük devlet kurmuş atalarımız. Bu yengeç dolunayında, yengecin temsili olan, milli duygular, tarih bilinci, kökler alanında hepimizi okumaya, tefekkür etmeye davet ediyorum. Korkuyu büyütmek yerine, cesaretini topla, korksaydı Anadolu, bugün Türkiye olmazdı.

Her türlü, batını ve zahiri ne oyunlar oynanırsa oynansın, ne dümenler dönerse dönsün, hangi taraftan vururlarsa vursunlar, hepsi ama hepsi temizlenecek, güçlenmiş Kartallığı tescillenmiş, ay-yıldız bayrağının yanına bir de kartal motifi işlenmiş…

“Anca kazğanmış itmiş ilimiz törümüz erti. Türk Oğuz begleri budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilirigin törürfgin kim artatı [udaçı erti]?”

“Ne gök çöktü, ne de yer delindi”

Şimdi ise devam edelim dolunay etkilerine, önce geçmiş makalelerden dolunay enerjisine ait konulardan bir kolaj ile sizi başbaşa bırakayım.

“toprak ve su unsurlarının bileşiminde, öncü, acil, eylemsel nitelikte, daha iç âlemimize dönük, geçmişe yönelik güçlü bir dolunay etkisine gireceğiz. Hayata doğduğumuz aile yengeç halimiz, ailemiz dışında birer yetişkin olduğumuzda, hayata açıldığımız nokta oğlak halimizdir. Aile temeli oluşturur, bu temelin üzerine yapıyı kuran bireydir. Şöyle diyelim mi?  Ot kökü üzerinde biter, ağaç da bir ot bir bitkidir, kök ailedir yengeçtir, ağaç hali son hali aldığı, son şekil yapının sonu oğlak halidir. Bu dolunay ve daha evvel gerçekleşen yengeç / oğlak aksındaki her dolunay işte insanın hem köklerine dönüşü, hem de yaptığı yapıya kurduğu çatıya bir şöyle mola verip hayatın telaşesinden dönüp bakma zamanlarına işaret edebilir.

Ot kökü üzerinde biter, aileler evlatlarına ne verdi ise eğitim adına, hayat adına, görgü, kültür, vatan sevgisi, saygı, edep adına velev ki birey hayata açıldığı kapıdan sonra nice rüzgâra kapılmış olsun eninde sonunda köküne geri döner. Aile yaşamı birliği bu yüzden çok çok önemlidir. Anne-baba ayrılmış olabilir, çocuk yetiştirilme yurdunda yetişmiş olabilir ama mutlaka o yaşlarda beslendiği bir kaynak bir kök vardır. Oğlak halini aldığında bu kökler üzerine dönüşte, yapısına baktığında bu yılların izini görecektir şimdiki zamanında. Çocukluğumuzda –gençlik evremizde nelerle beslemişsek ve beslenmişsek, ileride oğlak halini aldığımızda bu beslendiklerimiz ya vitamin olup yarayacak ya da zehir olup kusturacaktır.

Güneş baba, ay anneyi temsil eder, Baba otorite, kuralları olan, yaptırım uygulayan, anne, besleyen, şefkat gösteren, affeden, bağrına basan. Baba dış dünyamız; işimiz, toplum, kurallar, mecburiyetler, sorumluluk, anne iç dünyamız, sığınağımız, duygularımız, geriye çekiliş, vazgeçiş, kaçışlarımız. Oğlak 10.yaşam sahnesi, kendimizi ispat etmemiz, kariyer, meslek, unvan, toplumdaki tanınırlığımız, toplumun bizi tanımladığı kalıp, patronumuz, büyüklerimiz, gelecek için kendimizi alacağımız güvencemiz, Yengeç 4.yaşam sahnesi, en zayıf karnımız, zaaflarımız, korkularımız, çocukluğumuzdan gelen anılarımız, ailemizin içindeki yerimiz, ailemizin bizi tanıdığı halimiz, annemiz/babamız, gelecek endişemiz, yetersizliklerimiz, komplekslerimiz, bilinçsiz olduğumuz alanlar, farkında olmadığımız davranışlarımız.”

Ve şimdi andaki gökyüzünü temaşa edelim;

Merkür (Utarid) gerilemesinin hemen bitimi sonrası gerçekleşen bu dolunay, oğlak’ın kapitalist etki sahasında, ekonomik parametreler, dolar artışı, ekonomik kriz söylemleri gibi konularda devam eden gündem üzerine, yeni gündemler ekleyecektir. Yani, relaks bu da geçecektir ya hu. Kış kışlığını icra ediyor, p… p…luğunu, ama ne kış kalıcı, ne de p..luk,  ne kış bahara engel olabilir, ne de p… tümden insanı esir alabilir…

Gökyüzünde şuanda Büyük Haç görünümü mevcut. Oğlak Güneş, Yengeç Ay, Terazi Küpiter ve Koç Uranüs arasında, kolektif ve bireysel enerjilere aynı anda çalışan, mücadeleyi, endişe halini, hedefleri, kökleri, değişimi, statüyü, inanç sistemi ve yaşam tarzını, büyüme ve gelişmeyi sembolize eden gezegen ve burç karması etkileri 2017 yılı içinde yaz başlangıcında kendisini daha belirgin hale getirecektir. Oğlak Pluto ise bu öncü haç görünümüne yaklaşan pozisyonda hepsi birden Pluto etkilerini sıkıştırmış durumda, patlama noktasında. Diğer yandan Balık’taki stelyum, Şiron- Mars ve Pluto-Güneş arasındaki sekstil açıya, birleşmeyen görünüm yapan Terazi Jüpiter arasında Yod görünümü oluşmuş, yani Tanrı’nın parmağı. Yay’da seyreden Satürn’ün Koç’ta seyreden Uranüs ile olumlu, kontrol altına alınmış görünüm. Gökyüzü tesirlerinde ilginç bir curcuna hâkim, Yod kalıbı tümüyle aktif olmuş, Terazi Jüpiter, Yay Satürn ve Koç Uranüs,

Kolektif dediğimiz Satürn Ötesi gezegen tesirleri küresel olarak yeryüzünü etkiler, hatta kelebek etkisi diyebiliriz buna, zamanın ruhu diyebiliriz buna. Dünyanın bir ucunda olan bir olay tüm dünyayı etkisine altına alabilir, küresel olan etki, bireysel olarak etkilemeye başlar ve insan iradesi olacağın kesinlikle hiçbir tedbirle önüne geçemez, sadece ve sadece tavrı, duruşu, olayın içinde ya da dışında olmasıyla, olayları karşılama gücü önemli hale gelir. Geleceğine yayılacak olan tesir içindeki o ilk tavrıdır.

Bu keskin açılara sahip olan tablo bireyselden ziyade global olarak etkisini gösterecektir, Ülkelerin kaderi üzerinde etkin rol oynayacaktır. Bireysel olarak almamız gereken ders, neyi sabit bırakmalı neyi değiştirmeliyim olacaktır. Aile, yuva oluşumu, köklerimiz, geleneklerimiz, milli ve manevi değerlerimiz üzerinden tesiri olan bu dolunayda, bu tür kavramlarla olan münasebetimiz daha bir açığa çıkacaktır. Kimseye bir şeyi dayatmadan, üst-alt mücadelesine girmeden, kendi fikirlerimizle en doğrusuyla hareket etmemiz, lisan ile değil hal ile örnek olmamız gereken bir dilimdir.

Kırk defa dersen iç savaş çıkacak diye, birilerinin bilinçaltına işlemiş olursun, o biri tetikleyen ilk kişi olabilir, bu ülkede iç savaş çıkmayacaktır, 80 dönemine asla dönülmeyecektir. Uyanık olun! Yeltenenler kökü çürümüşlerdir, kökünden kopmuşlardır, köksüz olan çabuk kurur, çabuk dağılır. Köksüzlerin peşine düşenler de aynı akıbeti paylaşır.

Çok fazla uzattım sanırım, geçmişten koparıp, anlamı hiçbir zaman değişmeyecek olan, ev akslarına göre bireysel etkileri şuraya konduralım, kaçalım artık. Flamenko’cu olcem ben, dans ediom ben yaa, okuom ben, bi baltaya sap olamadım, hattatzadelikten de emekli oldum, bari flamenkocu olayım, dans kursuna yetişmem gerek, öperim ruhunuzdan, kalın sağlıcakla. Link:   Estrella Morente : Zambra

1.ev 7.ev: Bu evlerde dolunay etkisini deneyimleyenler, ilişkiler, ortaklık içeren konular, evlilik alanında hareketlenmeler yaşayabilirler. Hukuksal konular gündeme gelebilir, anlaşmalar, sözleşmelerle ilgili hareketlenmeler olabilir. Ben ve sen, benim ve senin hakların gibi olaylar gündeme gelebilir.

2.ev 8.ev: maddesel alanda, borçlanmalar ve alacaklar konusunda, ortak olan gelirler alanında etkileşimde olabilirler. Sahip olduğumuz değerleri sorgulamaya başlayabiliriz bu değerler kişilik değerlerimiz de olabilir, prensiplerimizle ilgili göze batan durumlar cereyan edebilir. Birileri çok fazla kişiliğinize kafayı bozmuş olabilir.

3.ev 9.ev: bu evlerde deneyimleyenler, ikamet değişimleri, yaşadıkları çevrede değişimler, kardeş, komşular ve yakınlarıyla ilgili konularda hareketlenmeler yaşayabilirler yine eğitim-öğrenim alanında olanlar için yeni bir döneme işaret edebilir, eğitimin yaşı yoktur, yaşımız kaç olursa olsun tam bu evlerde yaşayanlar ve kişisel gezegenleriyle etkileşimde olanlar, dünya görüşlerini, hayata baktıkları pencereyi yeniden gözden geçirmek durumunda kalabilir, eksik yanlarını yetersiz oldukları alanları görebilir ve hareketlenmeler yaşanabilir. Seyahatlerle ilgili gelişmelerde bu aksta hareketlenebilir.

4.ev 10.ev: ve dolunayın ev bazında enerji çıkışı olan bu evlerde deneyimleyenler, aile hayatı, yaşadıkları ev ortamı, iş hayatı, mesleki konularla ilgili hareketlenmeler yaşayabilir, ebeveynleriyle ilgili konular gündeme gelebilir. Yatırım yapmak, geleceğe ait endişelerin artması yeniden bir yapılanma arayışı, mülkiyetlerle ilgili konular gündeme gelebilir.

5.ev 11ev: çocukları olan bireyler için çocuklarıyla ilgili gelişmeler, duygusal hayatında yaşamını ilişkisine bağlamış olanlarda hareketlenmeler, hayal kırıklıkları yüzleşmeler sıkça görülebilir. İlişkisi normal düzeyde devam edenler ise artık ciddiyet içeren ritüellere adım atmak isteyebilirler. Gelecek için birliktelikleri için bir gözden geçirme dönemi olabilir. Yine 11.ev alanıyla bu ev tetiklenmişse dolunayda ve kişisel gezegenlerle teması var ise, grup çalışmaları olanlar, herhangi bir cemiyete gruba dâhil olanlarda konularına gör hareketlilik olabilir. Bitişler ve akabinde başlangıçlar. Gelecek adına yapılan planları ve istekleri duaları tekrar bi’ gözden geçirme gereği duyabiliriz.

6.ev 12.ev: bu evde dolunayı deneyimleyeneler, galiba en fazla sizler yoruldunuz, bilinçaltınız son 1 haftadır su yüzüne çıkıverdi, geçmiş Ay’a ait belleğinize depoladığınız baskıladığınız ne var ise şimdi derin bir yüzleşmedesiniz belki de. İyi olmak adına kurşunu çıkarmak adına bıçağı sağladın ise ne ala, yok yarana daha çok yara olsun diye salladınsa bıçağı hemen işin ehli olana git ve yardım al olmaz öyle emi: ) hastaneler, sağlık sorunları bu dolunay etkisiyle bu dönem hareketlenebilir. Kişisel gelişim alanında kendini tanımak adına bu dolunay size iyi gelecektir.

Sevgimle Kalın e’mi

 



2 Yorumlar

  1. Merhaba Elif hanım, yazınızı büyük bir keyif ve şevkle okudum. Yüreğinize sağlık. Ama, ‘Türk’, ‘Türklük’, ‘Türk olmak ve bilincinden’ bahsederken ‘Türkiyeli’lik kavramından bahsetmiş olmanız bizleri şaşirttı. Bu kavram siyasi ve dayatmalarla kabul ettirilmeye çalışilan yeni bir kavramdır. Halbuki yazınızda, Özden ve Türklük temellerinden bahsediyorken bu kavramı yazınızda geçiriyor olmanız yazınızla çelişkili bir durum oluşturmuştur. Rahatsızlığımı kendim ve yazınızı okuyan birkaç kişi adına paylaşnak istedim
    Iyi çalışmalar.

Yorum Yapın