11 Mayıs 2017 Akrep Dolunayı; Gölge Oyunu

1.990 views

“İnsanın gerçekle yüzleşmesi, aynadaki buğuyu silip de kendisini gördüğü anda başlar.

Ama gerçekle yüzleşmek beklenenden çok daha güç olabilir.

Tahammül edilmez olabilir.

Peki gerçeği reddetsen ne olur?

Kaçsan?

İnanmayı reddetsen?

Gerçek değişir mi?

Hayır, değişmez!

Hayat seni o gerçeği öyle ya da böyle kabul etmek zorunda bırakır.

Gerçeği görmek için kalbinle bakmalısın.

Çünkü gerçek göze görünmez.

Ve sadece gerçek yaralar..

O yarayı almadıkça, gerçek kalbinize bir hançer gibi saplanmadıkça, aynadaki o buğuyu silmediğiniz müddetçe, ne kadar yaşamış sayılırsınız?

Kendi gerçeğinizle yüzleşmedikçe, söyleyecek tek kelimeniz dahi yok demektir.”

11 Mayıs 2017 Tarihinde TSİ.00.42’de Boğa (Güneş)/ Akrep (Ay) aksında Akrep Burcu 20°de ay fazlarının en kaotik, en deşici, en yüzleştirici, en etkili cerrahi operasyonlarından olan şifası zehrinden, kurtuluşu korkuların üstüne gitmekten geçen bir Akrep Ay Dolunayını deneyimlemeye başladık. Ateş ve Hava Burcu mensuplarını daha etkili, gözle görülür şekilde etkileyecektir. Her şeye hüsnü zan ile yaklaşsak da, maalesef insan karmaşık bir varlık, içinde her şeyi barındırabilen, derecesiyle meleklerle de yarışabilen, şeytana pabucu yaptıklarıyla ters giydirebilen korkunç bir varlık olabilmekte. Bu dolunay tesiri ile, arkanızdan gizli çevrilen işleri öğrenebilirsiniz, haberiniz olmadan sizin adınızı kullanarak birilerinin bir şey yaptığını öğrenebilirsiniz. Engellenmiş, tam oldu derken olmamış işlerinizin nedenini öğrenebilirsiniz. Unuttuğunuz bir fatura, bir borç durumu gündeme gelebilir, buna benzer olaylara karşı gardı almak gerekir sanırım. Şu dönem içinde yeni başlayacak ilişkilere dikkat etmekte fayda var, Venüs zararlı olduğu burçta hala, Mars ise Neptün ile 90 derecelik sert bir açıya sahip, sorun çıkartmaya müsait, aldatma-aldatılma etkisini yaymakta, rüyanız kabusa dönebilir biraz dikkat. Mars-Neptün gergin açısı geçsin, Venüs Boğa burcuna geçiş yapsın, sosyal olan varlığınız dengesizlikler yanlış adımlar yerine, her zaman bir risk olsa da insanlararası ilişkilerde, biraz olsun zararı tedbir ilkesiyle minimalize edebilelim. “Öleceniz di mi bir gün sosyalleşmeseniz:) “ Bu uzun bir konu neden taktım bu kadar bu mevzuya bir gün hem ilmi, hem de sosyolojik olarak belgelerimle size yazı hazırlıcem: )

11 Kasım 2015 yılında Akrep Burcunda gerçekleşen YENİAY’ın hasat zamanı. Bir hatırlama yapalım mı?

Biliyorsan yüzmeyi ve insanı ecelinin koruduğuna iman etmişsen, bir şeyin olması ya da olmaması seni değiştirmeyecekse, takdirin biraz da çaba ile dönüştüğüne şahitliğin var ise, Bu Akrep Yeni Ayında, Suyun güçlü yanını temsil eden Akrep bilincine ait konularda, yeni başlangıçlar, yeni kararlar, harekete geçmeler, rüyanda rahatsız eden durumların üzerine gitmeler, kendimizle ve diğerleriyle yüzleşmeler için olumlu bir dönemin içindeyizdir. Korkma Kahve; Filtre : )

Ortak mallar, miras işleri, bankalar, alacak-verecek konuları, ameliyat gerektiren durumlar, çürümüş, deforme olmuş alanlarda ıslahat yapmalar, her nereye gitsen, önüne dikiliveren, seni tutan, sana engel olan kendi ürettiğin korkularla vedalaşmalar, sızlanacağına harekete geçmeler, onu bunu kıskanmayı, fesatça düşünmeyi bırakıp, yapabiliyorsan daha iyisini kendin yapmalar için ayağa kalkmalar, her şey bir tohumla başlar, tohumdan girdinse bir şeye, şimdi büyüdüyse o ağaç, ağacına sahip çıkmalar için, şuuruna şuuruna tutulan, gözüne gözüne görünenle, yeni haline geçişin hayırlı olsun: ) Bunu bilir bunu söylerim, Akrepte gerçekleşen ay fazı, cerrahlık ayıdır, Bak hayatına, vur neşteri rüyanı kâbus eden ne varsa… Mayıs ayına geldiğinde şimdiyi hatırla!

 

2015 Kasım’ında aldığın kararlar, 2016 Mayıs Ayına geldiğinde harekete geçirmeye başlamıştı, Baktın bireysel haritana ve Eylül’ü gösteriyordu kurulmuş zaman, sabırla ördün, nazik salvolarla 4 ayını aldı tamamlamak. Bi vazgeçer gibi oldun ama geçmedin, doktor da sendin, hasta olan da, neşteri aldın eline acı verdi vermesine ama korkmadın acıdan, kendin yaptın cerrahi operasyonu. Bu bir bahaneydi, potansiyel harekete geçmişti, kör bakmadın, gördün ve potansiyeli tamamladın. Şimdi geldin hasat zamanına. Bu bireysel bir sağlama idi. Her insanın hayatında farklı yaşam alanlarında giriş-gelişme ve sonuç olarak yaşadığı pek çok şey var. Unutkanız bizler, yüzeyseliz bir de, anca sızlanmayı, anca geçmiyor geçmeyecek demeyi biliriz, bir çaba vermeyiz de dışardan bir kurtarıcı bekleriz. O kurtarıcı etki, hayatına 2015 Kasım’ında girmişti.

Devam edelim şimdi, Biraz teknik anlatımla; Güneş eril enerjidir, Ay dişil enerji, Güneş dış dünyamız, Ay iç dünyamız, Ete kemiğe bürünen bedenimiz, Işığın yardımıyla açığa çıkan Gölgemiz. Bizden ayrı olmayan, bizden olan şey yani gölgemiz. Biraz ışık tutulunca iç alemimizde olan dışa yansır, bu ışık bazen nurdur güzel şeyler çıkar ortaya, bazen nardır kişiyi d çevresini de yakan yıkıcı bir enerji çıkar ortaya. Dolunay zamanlarında Güneş- Aktif-Görünen Ben, AY- Pasif- Gölge- Görünmeyen Ben ikilisine bir ışık yansır, Görünmeyen o bölgeye tutulan ışık bir anda Gölgemizle yani bizden ayrı olmayan taraflarımızla bizi baş başa bırakır. Dolunay dönemlerinde korkuların artması, psikolojik gel-gitlerin çoğalması, kaygı durumu, ya aşırı agresif ya da içine gömülüş halleri bundandır. İçe dönük olanlar çoğunlukla su unsurundan olan insanlardır, daha hırçın olanlar ise Ateş ve Hava grubu insanlarıdır, toprak ise her zaman olduğu gibi bu durumlarda doğuştan elektriği topraklama özelliği olduğundan daha nötrdür, daha temkinlidir.

Bu dolunayı anlamak için, Akrep’in evi olan 8.Evi iyi tanımak gerekir. Karşısındaki Boğa ile aralarında oluşan Madde-Mana, Büyüme-Çürüme, Kriz- Huzur, Savaş-Barış,  ekseni üzerinde biraz akıl yormak gerekir. Doğum nedir? Ölüm nedir? Güç nedir? Acziyet nedir? Neye karşı irade? Nelere karşı Zaaf? Günah nedir? Hesap nedir? Cehennem neresi? Araf neresi? Ya Cennet tasvirin? Açılan Kapılar seni nereye ulaştırıyor? Kapanan kapıların içinde senin için olan hikmet ne? Ne kadar farkındasın metafizik bir alemde var olduğunun ve Hiç olacağının? Gurur ne? Kibir ne? Kötülük ne? İyilik ne? Huzur nerede? Krizler nerede? Bağlı olduğun toprak (Boğa) ayaklarının altında, zemin ne kadar sağlam ne kadar garantide hissediyorsun kendini? Kendini kendin şifalandırırsın, bir gölge oyununa dahilsin, oynatan da sen, oynayan da sen, kendine şifayı sen veremezsen kim verebilir? Niçin mücadele veriyorsun, niye yoruyorsun kendini bunca, değiyor mu yorgunluğuna, değmiyorsa neden devam ediyorsun? Şartlandırılmış, ezberletilmiş, dar alanlara sıkıştırılmış, burası senin dünyan sınır burası, bundan sonrasında hayat yok denmiş, bir yarış atına dönmüşsün, sahibinin bile umurunda olmayan, belli bir alanda, dar bir platformda, bu toz toprağın içinde bu engellerin arasında bu koşu Niye? Nereye?

Akrep derinliktir, hani bazı kuyular vardır dibi görünmeyen bakmaya dahi korkarız, insan derin olan dibini görmediği her şeyden ürperir, korkar, yukarıda bahsettiğim konularda korkularımızın temeline inebiliriz. Öfke, nefret, intikam, kıskançlık duygularımızın kaynağını görebiliriz. Karşısında olduğun şeylere neden karşısın, yapmak zorunda olduğun ama gereken enerjiyi bir türlü bulamadığın, bir ölüm uykusunda olduğun, ayağını sürüye sürüye yaptığın işler, ilişkiler için neden bu hale geldin anlayabilirsin. Akrep sembolünün en güzel yanı, krizle dönüşmesi, bin defa yansa da, bin bir defa yeniden doğmayı, ayağa kalkmayı başarabilmesi. Bu dolunayın akabinde hayatında zorlandığı konular olanlar için bir yeniden doğum-dönüşüm söz konusu olabilir pekâlâ. Yorgan yapmak zorsa, döşek yaparsın. Olmayanı olduramıyorsan, olanla yeni şeylere adım atarsın. Takıntıyı bir tarafa bırak artık. Tüm burç mensupları için geçerli, Akrep 20 derece hangi yaşam evinizde ise orada ciddi bir takıntı mevcuttur, takılıp kalırsan ne anına faydan olur ne de yarınına, sonra ay ben netcem, ne okusam, kime gitsem, ne yapsam vs. deyip durma, hele sen şu takıntılarından kolayına kaçmadan işin ciddi bir savaş ver kurtul, gerisi çözülür.

Örnek vermeliyiz şimdi; Akrep Dolunayı tam 1.evimde gerçekleşiyor, 7.evimdeki malumunuz Boğa-Şiron ile Güneş kavuşumda, Akrep Ay’ına karşıt. 1.ev ve 7.ev aksı, cidden takıntılı olduğum, korktuğum, kendimi kapattığım bir alandı, 1.ve 7.ev konularında, risk almayı bırak, garanti olan şeylere bile adım atmadım, sürekli bir kaçış halinde idim o konularda. Bunun nedenini yıllar evvel çözdüm elbette, takıntı yapmaktan kurtuldum, kendim kabullendim önce bu konuları ve sonra çevreme kabullendirdim. Benim bünyem istemiyor net! Kimseden yardım almadım, ne okusam, ne etsem, kime danışsam vs demedim, işin içinden çıktım, çözdüm attım, hallaç pamuğu gibi o konuları dağıttım: ) Hani dağıtamayanlar için bu dolunay bir bahane, bunu kendimle örnekle size sundum. Biliyorsunuz bu ilimde idealist biriyim, öyle ivil ivil anlatmadan rahat edemem. Yüzeysellikle işim yok derin olcek illa: )

Yine bir örnekle devam edelim; Dolunay 4.evinde gerçekleşiyor, karşı aksı Boğa 10.ev ve burada Jüpiter olsun, Ay-Jüpiter ile karşıt açıda, Güneş-Jüpiter ile kavuşmuş, takıntın nedir? İçine doğduğun aile, kendi kurduğun yuva, anne ya da baba figüründen biri, yaşlılık yıllarına ait derin korkular, mesleki açıdan başarısızlık-yetersizlik, sürekli kaybedersen büyük kaybedersin ya da en ufak bir kayıp dahi seni yerle bir etmeye yetiyor gibi düşüncelerle, aşırı bir kokuyla beslenmiş takıntı oluşturmuşsun, kendini gördüğün ayna Güneş-Jüpiter kavuşumuyla şu aralar dev ekran, kendini çok büyüttüğün için aslında tüm korkuların, takıntıların, bunu ve daha fazlasını bu dolunay evresinde kendi içinde psikolojik çözümlemesini yaşayacaksındır. Diğer örnekleri kendiniz oluşturun ve örneklerde kısmen değindiğim konuların tamamını, içeriğini kendiniz doldurun. Kapıyı ben açtım, içini döşemesi sizin, yormayın beni.

Tamam! yazarken nefessiz kaldım ki, sizler okurken ne haldesiniz kim bilir? Biraz nefes alalım.

Nefesimi aldım, kahvemi yudumladım, içtim sigaramı, karışmayın sigarama, sevme beni içiom diye sigara, yakışmıomuş-muş, yakışmayan nice şey var insanlarda, nargileye başlıcem zaten, kesmio artık. Ruhum keş!

Gökyüzü tablosunu biraz daha açalım; Gökyüzünde şu anda geniş orblarda olsa da etkin sayılır, daha evvelden öğrenmiştik değil mi? İlla bir etki sahasında olduğunuzu anlamak için tam kavuşum olmasına gerek olmadığını ve hatta tam kavuşumlardan ziyade yakınlaşırken ve uzaklaşırken etkinin vurup geçtiğini, evet Terazi Jüpiter- Oğlak Plüton ve Koç Uranüs arasında T-Kare mevcut. Duygusal dürtülerin yoğunlaşacağı, daha çok bu dürtülerin negatif seyirde olacağı, kıskançlık, gizli işler, ilişkiler adına patlatıcı bir etkisi olacağını söylemek mümkündür. Kendine dön bak şimdi, bu aralar aşırı gergin olduğun konular hangi alanda ise, sertlik, savaşmak yerine daha içine dönüp iç gözlem yapmalısın. Uranüs Koç enerjisi, Merkür ile kavuşumda, Koç aceleci, Uranüs düşüncesiz ve ani, Dolunay enerjisi sert ve serseri, gümletebilir her an ortalığı, sonra ayıklamak yerine pirincin taşını, Yay’da seyreden Satürn’ün Uranüs ve Merkür üzerindeki olumlu açısını hayatına çek, Satürn öğretmenin olarak geçmiş tecrübelerini sana hatırlatsın bırak, kapatma kapıyı, silme akıl tahtasına yazdıklarını, oku bir yeniden dönüp içine, düşme şua aralar Uranüs- Merkür Koç enerjisinin, Jüpiter ve Plüton’dan aldığı hem büyüten hem de deşen dengesiz enerjisine.

Dolunay’ın yöneticisi Plüton Oğlak’ta ve Dolunay’ın enstrümanları olan Güneş ve Ay ile olumlu bir Toprak-Su açısı yapmış. Bu aktif olan enerji ile hem zihinsel hem de çevre için mıntıka temizliği yapma işine girebiliriz. Plüton çürümüş olan her şeyi temsil eder, düşünceler çürür, dönüşür bambaşka bir hale gelir, ilişkiler çürür, dönüşür bambaşka bir hale gelir, istekler çürür, dualar çürür, dua demişken geçen sene en çok ettiğin duayı hatırlıyor musun? Ya da en çok istediğin şeyi, ilişki, iş, maddi, manevi, somut, soyut her ne ise, hatırlıyor musun? Hala aynı duada isen tamam dua etmekle kalmayıp gereken çaba ve sabrı gösteriyorsun demektir elbette takdiri mükafat olacaktır, aynı duada kalmayanlar için sözüm bak çürümüş gitmiş o dua, o istek, işte Plüton etkisi ile zihninizde gereksiz yer tutmuş, çöp yığını olmuş, çürümüş şeylerden arının, çevrenizle ilgili, kim size negatif tesir etmekte, kim sizin için neler düşünmekte bunu da çeşitli bahanelerle göreceğinizden o kişilerle olan iletişim-ilişki de çürümüştür onlardan da arının. Yine ortamı pir-ü pak yaptım: )

Velhasıl-ı kelam: Sözün Özü; Yine bu yazıyı kendime yazdım, çok eğlenerek yazdığım bir Dolunay yazısı oldu, uzun zamandır bu kadar keyif almamıştım. Hayatınız üzerinde hakimiyet kuranlar var mı? Bu hakimiyet sizi koruyan ihtiyacınız olan bir hamilik mi? Yoksa sizi esir alan, baskılayan, bazen hakimiyet sınırlarında sizin de bir birey olduğunuzu unutup eizp geçen biri mi? Takıntılarınız var mı? Var ise nedeni ne? Nedenini buldun ise, Çözüm için ne yapman gerekiyor? Öfke, Kıskançlık, Birinin canını yakmak gibi ilkel dürtülere sahip misin? Bu dürtülerin sınırı nereye kadar, Dozu ne kadar? Sana ne kazandırıyor bu duygular, kalbini kör etmekten başka? Dönüşümden anladığın ne? Hayatının hangi alanı dönüşüme acil ihtiyaç duymakta, sen neler yapıyorsun dönüştürmek adına? Krizlerle aran nasıl? Şu anda bir krizin içindesin, daha önce yaşadığın kriz dönemleri mutlaka oldu, o dönemleri nasıl aştın? Şimdi nasıl aşacaksın? Bunlara benzer soru-cevaplarla dolu bir Dolunayı deneyimliyoruz, Soru da, sorun da bizzat biziz, Cevap da, kendi sorunumuza ilaç da biziz. Akrep Dolunayından en güzel şekilde istifade etmeniz dileğiyle. Şimdiden Hayırlı Berat’lar.

Sevgimle Kalın e’mi



Yorum Yapın