Baba Olmak

2.224 views

“Onu ilk gördüğümde gözlerime yaşlar doldu, artık hayatın benim için eskisi gibi olmayacağını biliyordum, aldım o minnacık varlığı kokladım…” gibi cümlelerle başlayan “baba olma”ya dair yazılar, maalesef benim baba oluş sürecinde yaşadıklarımı ifade etmiyor maalesef. Bu nedenle de duygusal bir taksim yapamayacağım yazımda. Sadece “baba olma”yı anlatmak istiyorum kısaca.

Sonsuz adında bir kızım, Dünya adında da bir oğlum var ve ikisinin doğumunda da sadece olan biteni şaşkın şaşkın izleyen ufak bir çocuktan farkım yoktu. Zaten Sonsuz’un doğumundan sonra da yaklaşık bir sene neler olduğunu tam kavrayamadım. Herkes “baba oldun, tebrikler” diyordu, ben de gülümsüyordum ama içimden halen “Nasıl yani?” diye soruyordum. Aradan 4 sene geçti ve çocukları ikiledik, ama ben halen “Nasıl yani?” sorusunu, her ne kadar artık duruma daha alışmış olsam da, sormaya devam ediyorum.

Bir kadın doğurduğu anda anne oluyor, öyle adaptasyon gibi bir sürece ihtiyaçları yok; genlerinde var zaten annelik kodu. Ama babalarda durum öyle değil, biyolojik olarak bir kere anneye göre haliyle farklar mevcut ve babalar duruma sonradan adapte oluyorlar. Aslında belki de ne anne, ne baba tam anlamıyla alışamıyorlar duruma. Çünkü daha bir iki sene öncesine kadar rahatça gezen tozan, gönülden gönüle konan, geceleri Playstation başında sabahlayan insanlar, bir anda kendilerini kucaklarında bir insan yavrusu ile buluyorlar ve bu yavrunun tüm sorumluluğu da onlara ait. “Yahu biz büyüdük mü de, çocukları büyütmeye geldi sıra” diye sormanıza zaman bile kalmıyor; öte taraftan fırsatını bulup da kaçan, burada bebek olarak kucaklara yerleşiyor. Öyle plan program yapmanıza bile fırsat bırakmıyor çoğu.

İşte benim açımdan baba olmak böyle bir durum. Çocuklarımla birlikte büyüyoruz işte. Yolda tek başına yürüyordum, sonra bir baktım iki olduk, sonra üç, en sonunda da dört. Yürümeye devam ediyoruz bakalım, yolumuz açık olsun. Tüm babaların da, “Babalar Günü”nü kutlu olsun.



Paylaş
Önceki İçerikDelikanlı Bebeğin Raconları
Sonraki İçerikDevrim Dölen ile AstroTürkiye
Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş
18 Kasım 1976'da Mersin'de doğdu. Toros Koleji'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'ne girdi. Fakültesini çok sevdiğinden mezuniyeti sonrasında oradan ayrılamadı ve asistan kadrosunda eğitim hayatına devam etti. 2005'te ise İzmir'e yerleşti. 2001 yılında "Sonsuzlukotesi" mail grubunu kurmasıyla başlayan yazarlık hayatı, önce 2002'de sonsuzlukotesi.com'u, daha sonra da 2004'de derKi.com'u kurmasıyla devam etti. Bir yandan da Cosmopolitan, Esquire, Yeni Aktüel, Zodiac, Akşam Brunch gibi dergilerde ve Akşam Gazetesi'nde serbest yazar olarak yazıları yayınlandı. 2011'de ise Anadolu topraklarından doğup Amazon.com'da yayınlanan ilk Türk Spiritüel dergisi "The Wise"ı oluşturdu. Halen yazmaya devam ediyor. Duru Sonsuz ile Özün Dünya'nın babası sıfatıyla onlara rehberlik yapmaya çalışıyor...

Yorum Yapın